top of page

Birlik Bilinci Üzerine:

  • 30 Oca
  • 2 dakikada okunur

Hayatta Zarar Veren İnsanlarla “Bağ Kurmak” Gerekir mi?

“Birlik bilinci”, “her şey bir”, “herkesi olduğu gibi kabul etmek” gibi kavramlar günümüzde sıkça dile getiriliyor. Ancak bu kavramlar, günlük hayatta özellikle zarar veren ilişkiler söz konusu olduğunda ciddi bir kafa karışıklığına yol açıyor. İnsanlar şu soruyla baş başa kalıyor:

Bana zarar veren, sınırlarımı aşan ya da ilerlememi engelleyen biriyle birlik bilinci adına bağ kurmak zorunda mıyım?

Bu makale, bu soruya hayatın içinden ve sağduyulu bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.

Birlik Bilinci Nedir, Ne Değildir?

Birlik bilinci çoğu zaman yanlış biçimde:

·        Herkese katlanmak

·        Her ilişkiyi sürdürmek

·        Sınır koymayı “ego” saymak

şeklinde yorumlanır.

Oysa olgun bilinç düzeyinde birlik, herkesle iç içe olmak değil, herkesin yerini bilmek demektir.

Birlik bilinci:

·        Kaçmayı değil fark etmeyi

·        Saldırmayı değil ayrışmayı

·        Bastırmayı değil netleşmeyi içerir

Yani birlik, kendini yok ederek değil, kendini bilerek yaşanır.

Zarar Veren İnsan Kimdir?

Günlük hayatta zarar veren kişi her zaman açıkça “kötü” davranmaz. Çoğu zaman:

·        Sürekli eleştirir ama desteklemez

·        Suçluluk duygusu yaratır

·        Sınırları belirsizdir

·        Senin değerini kendi onayına bağlar

·        Kendi huzursuzluğunu sana taşır

Bu kişi aileden, arkadaş çevresinden, ilişkilerden ya da sosyal çevreden biri olabilir.

Sorun bu kişinin varlığı değil; bizim bu kişiyle kurduğumuz içsel bağdır.

İlişki ile Bağ Arasındaki Kritik Fark

Burada temel bir ayrım vardır:

·        İlişki, dışsaldır: rol, bağlam ve durum içerir.

·        Bağ, içseldir: beklenti, onay ihtiyacı ve duygusal tutunma içerir.

Birlik bilinci, ilişkilerin varlığını inkâr etmez.

Ama zarar veren bağların çözülmesini destekler.

Yani biriyle görüşüyor olmak,

ona içsel olarak bağlı olmak anlamına gelmez.

“Bağ Kurmak” Neden Zorunlu Değildir?

Zarar veren biriyle bağ kurmak:

·        Şefkat değildir

·        Bilgelik değildir

·        Olgunluk değildir

Çoğu zaman bu, sadece alışkanlık, korku ya da onay ihtiyacıdır.

Olgun bilinç şunu ayırt eder:

“Sana düşman değilim ama sana da açık değilim.”

Bu ne sertliktir ne kaçış.

Bu, sağlıklı mesafedir.

Günlük Hayatta Birlik Bilinci Nasıl Yaşanır?

Soyut kavramları yere indirelim.

1. Herkese Açık Olma Zorunluluğunu Bırakmak

Herkesle derin bağ kurmak zorunda değilsin.

Herkes seni anlamak zorunda değil.

Bu bir eksiklik değil, doğal bir seçiciliktir.

2. Açıklama ve Savunma Döngüsünden Çıkmak

Zarar veren ilişkilerde kişi kendini sürekli anlatma ihtiyacı hisseder. Oysa netlik, uzun açıklamalardan daha etkilidir.

·        Daha az savunma

·        Daha net sınırlar

·        Daha sade iletişim

Bu, soğukluk değil; kendine saygıdır.

3. Mesafeyi Bir Ceza Gibi Görmemek

Mesafe koymak, karşı tarafı cezalandırmak değildir. Kendini korumaktır.

Her ilişki yakın olmak zorunda değildir. Bazı ilişkiler uzaktan daha sağlıklıdır.

Affetmek Ne Demektir, Ne Değildir?

Affetmek sıkça “yeniden yakınlaşmak” sanılır. Oysa affetmek:

·        Yaşananı inkâr etmek değildir

·        Aynı koşullara geri dönmek değildir

Affetmek:

·        İçteki yükü bırakmaktır

·        Kendi enerjini geri almaktır

Çoğu zaman bu, mesafe koyarak olur.

Olgun Bilincin Seçimi

Olgun bilinç:

·        Herkesi hayatında tutmaz

·        Herkesi düşman da ilan etmez

Sadece şunu bilir:

“Herkesle temasım olabilir ama herkesle bağım olmak zorunda değil.”

Birlik bilinci, herkesi içeri almak değil;

kimin nerede duracağını bilme olgunluğudur.

Sonuç

Zarar veren biriyle bağ kurmamak:

·        Kalpsizlik değildir

·        Bencillik değildir

·        Bilinç düşüklüğü değildir

Aksine, bu çoğu zaman:

·        Kendine saygının

·        Duygusal olgunluğun

·        Gerçek birliğin

doğal sonucudur.

Birlik bilinci, kendini yok ederek değil;

kendinle temas korunarak yaşanır. 

 
 
bottom of page