top of page

İnsanlığın Yolculuğu: Evrensel Bilince

  • 6 Mar
  • 3 dakikada okunur

Kadim öğretiler ışığında bilinç, milletler ve insanlığın ortak kaderi

İnsanlık tarihine dikkatle bakıldığında iki güçlü eğilim sürekli yan yana ilerler. Bir yanda milletler, kültürler ve kimlikler etrafında kurulan birlik, diğer yanda ise kadim bilgelik geleneklerinin işaret ettiği evrensel birlik bilinci.


İlk bakışta bu iki anlayış birbirine karşıt gibi görünür. Fakat kadim öğretiler bu ilişkiyi bir çatışma olarak değil, insanlığın bilinç evriminin farklı aşamaları olarak yorumlar. İnsan önce küçük topluluklar içinde kimlik kazanır, sonra daha geniş birlikleri kavramaya başlar.


Bu nedenle milliyetçi birlik ile evrensel birlik arasındaki ilişki, aslında kök ile ufuk arasındaki ilişkiye benzer. Biri insanın ait olduğu toprağı temsil eder, diğeri ise insanlığın ortak gökyüzünü.


Kadim Öğretilerde Birlik Kavramı

Kadim uygarlıkların çoğunda evren bir bütün olarak görülür. İnsan, doğa ve toplum aynı düzenin parçalarıdır.

Bu düşünce farklı geleneklerde farklı kavramlarla ifade edilmiştir:

·        Hint geleneğinde “Vasudhaiva Kutumbakam” — “Dünya tek bir ailedir.”

·        Tasavvufta vahdet-i vücud — varlığın birliği

·        Stoacı felsefede kozmopolis — insanlığın kozmik vatandaşlığı

·        Çin düşüncesinde tianxia — “göğün altındaki her şey”

Bu öğretiler insanlığın temelde tek bir varoluş alanına ait olduğunu vurgular.

Ancak aynı gelenekler insanın bir kültüre, topluma ve tarihe ait olduğunu da kabul eder. Yani kadim bilgelik iki düzeyli bir birlik anlayışı sunar:

·        yerel birlik

·        evrensel birlik


Yerel Birlik Bilinci

İnsan doğası gereği aidiyet arayan bir varlıktır. Tarih boyunca insanlar kabileler, şehir devletleri ve uygarlıklar içinde yaşamıştır. Bu nedenle topluluk kimliği insanın psikolojisinde güçlü bir yer tutar.

 

Milliyetçi birlik bilinci şu ihtiyaçlardan doğar:

·        güvenlik

·        dayanışma

·        ortak kültür

·        ortak tarih

Bu birlik biçimi toplumların düzenini korur ve kültürel mirasın devamını sağlar. Kadim uygarlıklarda da buna benzer yapılar vardı:

·        Çin’de göksel düzen fikri

·        Hindistan’da dharma sistemi

·        Roma’da vatandaşlık bilinci

·        Orta Asya kültürlerinde töre

Bu sistemler toplumsal uyumu sağlamak için ortaya çıkmıştır. Ancak kadim bilgelik şu uyarıyı da yapar: Bir kimlik mutlak hale geldiğinde bölünme doğar. Kültür sevgisi kolaylıkla üstünlük ideolojisine dönüşebilir.


Evrensel Birlik Bilinci

Evrensel birlik bilinci insanın kendisini yalnızca bir milletin üyesi olarak değil, tüm insanlığın parçası olarak görmesiyle ortaya çıkar. Bu bilinç üç temel farkındalığa dayanır:

1. Ontolojik birlik

Tüm varlık aynı kaynaktan gelir. İnsan, doğa ve evren birbirine bağlıdır.

2. Ahlaki birlik

Her insan eşit değere sahiptir. İnsanlık ortak bir etik sorumluluğu paylaşır.

3. Empatik birlik

Başkasının acısı bizim acımızdır. Merhamet ve dayanışma bu bilinçten doğar. Kadim öğretiler bu bilinci insanlığın daha ileri bir gelişim aşaması olarak görür.


Bilincin Evrimsel Yolculuğu

İnsanlığın bilinç gelişimi kabaca şu aşamalardan geçmiştir:

1.       bireysel bilinç

2.       kabile bilinci

3.       ulus bilinci

4.       insanlık bilinci

5.       kozmik bilinç

Bu süreç bir ağacın büyümesine benzer. Kökler olmadan gövde büyüyemez. Gövde olmadan dallar oluşmaz.

Milliyetçi birlik bilinci bu yolculukta orta aşamalardan biridir. İnsanlık önce küçük kimlikler içinde kendini tanımış, sonra daha geniş bir ortaklık fikrine yaklaşmıştır.


Milletlerin Tarihsel Görevleri

Kadim düşünceye göre uygarlıklar zaman zaman insanlık tarihinde öğretici roller üstlenir. Farklı toplumlar bilincin farklı yönlerini geliştirmiştir:

·        Yunan dünyası: felsefe ve akıl

·        Hint geleneği: metafizik ve bilinç araştırması

·        Çin uygarlığı: toplumsal uyum ve etik düzen

·        Orta Doğu: ahlaki monoteizm ve peygamberlik geleneği

Bu miraslar insanlık tarihinde birbirini tamamlamıştır. Bu nedenle kadim bilgelik insanlığı bir orkestraya benzetir. Her uygarlık farklı bir enstrüman çalar, fakat müzik ortak bir insanlık mirasıdır.


Kadim Öğretilerde Dünya Birliği Fikri (Ortak Bilinç Geliştirmek)

Birçok kadim gelenek insanlığın sonunda daha büyük bir birlik bilincine doğru ilerleyeceğini öngörür. Bu fikir farklı kültürlerde farklı şekillerde ortaya çıkar:

·        Stoacılar insanlığı tek bir kozmik şehir olarak düşünmüştür.

·        Hint düşüncesi dünyayı tek bir aile olarak görür.

·        Çin’de “tianxia” kavramı tüm dünyanın ortak düzenini ifade eder.

Bu düşünceler modern anlamda bir dünya devleti değil, insanlığın ortak bilinç geliştirmesi fikrini anlatır.


Yeni Bir Denge: Kök ve Ufuk

Bugün insanlık yeni bir sentez arayışındadır. Bu sentez şu iki unsuru birleştirmeye çalışır:

·        kültürel kökler

·        evrensel bilinç

İnsan kendi kültürünü sevebilir, dilini ve tarihini koruyabilir. Fakat aynı zamanda tüm insanlığı kapsayan bir bilinç geliştirebilir. Başkasının acısı bizim acımızdır. Merhamet ve dayanışma bu bilinçten doğar.

Bu yaklaşımda kültürler bahçedeki çiçeklere benzer. Her biri farklıdır, fakat hepsi aynı bahçede büyür.


Barışın Gerçek Temeli

Kadim öğretiler barışın yalnızca politik anlaşmalarla sağlanamayacağını söyler. Gerçek barış üç şey gerektirir:

İçsel barış

İnsan kendi korkularını ve üstünlük arzusunu aşmalıdır.

Kimliklerin araç olduğunu görmek

Ulus, din ve ideoloji insanın oluşturduğu yapılardır; varoluşun özü değildir.

Ortak kader bilinci

Bugün insanlık çevre, teknoloji ve ekonomi açısından ortak bir kader paylaşmaktadır.


Sonuç

Milliyetçi birlik ile evrensel birlik aslında insanlığın iki farklı ihtiyacını temsil eder. Biri aidiyet, diğeri bütünlük ihtiyacıdır.

Kadim bilgelik bu ilişkiyi şöyle ifade eder: İnsan kökleriyle toprağa bağlıdır, ama bilinciyle gökyüzüne açıktır.

İnsanlık belki de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar bu iki gerçeği aynı anda anlamaya yakındır:

kültürünü korumak ve insanlığı kucaklamak. Gerçek birlik, bu ikisinin dengesi içinde ortaya çıkar.

 
 
bottom of page